2 eser

Sunae herkesin fark ettiği türden bir ofis kıdemlisidir ve peşinden ayrılmayan sessiz kıdemsizi bunun sadece hayranlık olduğundan söz etmeyi bırakmıştır. Paylaşılan öğle yemekleri, iş ayak işleri ve unnie’sinin kazağı ne kadar güzel doldurduğuna dair bolca kızarma arasında, aralarındaki mesafe, sevgi dolu bakışlar bluzların altındaki ellere ve birbirlerinin kıvrımlarını öğrenerek geçirilen sıcak öğleden sonralara dönüşene kadar daralmaya devam eder. Çok daha hararetli bir şeye dönüşüp duran, yumuşak ve kocaman yürekli bir iş yeri romantizmi.

Vücudu görenlerin sözünü yarıda kestiren olgun bir yönetici, her toplantı gündeminin dışında bir alışkanlık sürdürmektedir: Gözüne kestirdiği kadınlar kendilerini onun masasına yaslanmış, bluzları açılmış, nerede olduklarını unutana dek kadının ağzı ve elleriyle ter dökerken bulurlar. Büyük göğüslü iş arkadaşları, ofis kapıları ardında çalınmış öğleden sonraları ve oldukça istekli bir ast arasında geçen bu hikâye, iş yeri geriliminin doğrudan çıplak tene taştığı anları anlatıyor.