İşini kaybettikten sonra bitkin düşen bir ofis çalışanı, zihnini boşaltmak için sakin bir sahil kasabasına sürüklenir. Orada, turkuaz sığlıkların arasında yarı gizlenmiş halde, dalgaların üzerindeki dünyayı hiç tanımayan pembe saçlı bir deniz kızıyla tanışır. Ürkek merak duygusu; güneşle ısınmış iskelelerde geçen uzun öğleden sonralara, paylaşılan atıştırmalıklara ve hiçbirinin sormayı beklemediği sorulara dönüşerek yumuşar. Biri karadan diğeri denizden gelen iki yalnız ruhun, yuvanın bir yerden ziyade bir insan olabileceğini öğrenmesini konu alan nazik ve parıltılı bir yaşamdan kesit (slice-of-life) romantizmidir.